Türkiye’nin Yeni Nesil Elektronik Destek Podu (EDPOD): Elektronik Harp'te Yeni Bir Devrin Başlangıcı


Özet: Türkiye’nin yerli Elektronik Destek Podu (EDPOD), LPI radar tespiti, geniş bant alıcı mimarisi ve anti-radyasyon füze entegrasyonu ile elektromanyetik harp kabiliyetinde yeni bir dönemi temsil ediyor.

Bu yazıda TÜBİTAK tarafından geliştirilen; paydaşları arasında TÜBİTAK BİLGEM İLTAREN, TÜBİTAK SAGE, TÜBİTAK UZAY, EHSİM, METEKSAN ve TUALCOM bulunan, geliştirilmesi yaklaşık 7 yıl süren yeni nesil Taktik Elektronik Elektromanyetik Destek Podu (EDPOD) hakkında açık kaynaklara dayanan kapsamlı bilgiler yer almaktadır.

Projenin Ortaya Çıkışı

2015 yılında Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge dairesi, değişen saha koşulları ve elektromanyetik harp ortamını dikkate alarak bir avcı uçağına Elektronik Destek (ED) Podu geliştirilmesi için çağrıya çıktı. Bu çağrıya, elektronik harp alanında köklü kuruluşlarla birlikte TÜBİTAK BİLGEM İLTAREN de yanıt verdi.

2007 yılında bölüm olarak kurulan ve 2012 yılında Elektronik Harp Enstitüsü olarak tescillenen İLTAREN, 2014 Aralık ayında imzalanan F-16 EHPOD projesinin sağladığı deneyim ve özgüvenle, EDPOD projesini büyük oranda yerli ve milli imkânlarla gerçekleştirme taahhüdünde bulundu. Bu yaklaşım, projenin BİLGEM’e verilmesinde belirleyici oldu.

Yerlilik ve Milli Yazılım Vurgusu

Projenin en önemli isterlerinden biri yüksek yerlilik oranıydı. Bunun yanında daha önce hiçbir muharip sistemde kullanılmamış yerli bir işletim sisteminin kullanılması da projenin öne çıkan özellikleri arasında yer aldı. TÜBİTAK BTE tarafından geliştirilen bu yerli işletim sistemi, kritik görev yazılımlarının milli güvenlik gereksinimlerine uygun şekilde kontrol edilmesini ve dışa bağımlılığın azaltılmasını hedeflemektedir.

Zamanının Ötesinde Teknik İsterler

2015 yılı için belirlenen teknik isterler, dönemine göre oldukça ileri seviyedeydi. Anlık bant genişliği, dinamik alan, yön bulma doğruluğu, konum bulma doğruluğu ve veri bağı (datalink) üzerinden gerçek zamanlı veri aktarımı gibi gereksinimler, ancak yeni nesil savaş uçağı projeleriyle kıyaslanabilecek düzeydeydi.

Özellikle anlık bant genişliğinin muadil sistemlerin 4–5 katına ulaşması hedeflenirken, düşük yakalanma olasılığına sahip (LPI – Low Probability of Intercept) radarların tespiti de sistem gereksinimleri arasında yer aldı. Bu durum, geniş bant sayısallaştırma, yüksek hızlı veri işleme ve gelişmiş sinyal ayrıştırma algoritmalarının birlikte kullanılmasını zorunlu kılmıştır.

Ağ Merkezli Harp ve Anti-Radyasyon Füze Entegrasyonu

Projenin ilerleyen safhalarında podun, AGM-88 benzeri yerli anti-radyasyon füzeleri için hedefleme podu olarak kullanılmasına karar verildi. ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen AKBABA anti-radyasyon füzesinin EDPOD ile veri bağı üzerinden entegre çalışması planlanmaktadır.

Bu ağ merkezli harp konsepti kapsamında, pod tarafından tespit edilen tehdit yayıcıları gerçek zamanlı olarak mühimmatlara aktarılabilecek ve angajman süresi önemli ölçüde kısalacaktır. Böylece bastırma ve imha görevlerinde (SEAD/DEAD) etkinlik artacaktır.

Yanlış Bilinenler ve Gerçekler

Savunma sanayii alanında zaman zaman eksik bilgiye dayalı yorumlar yapılabilmektedir. Örneğin bazı yorumlarda, bu pod ile seyir füzelerinin birlikte kullanılarak anti-radyasyon füzesine ihtiyaç olmadan hassas vuruş yapılabileceği iddia edilmektedir.

Oysa tek platformlu pasif yön bulma sistemleri, ne kadar gelişmiş olursa olsun, genellikle 100–200 metrenin altında konum doğruluğu sağlamakta zorlanır. Bunun başlıca nedenleri şunlardır:

  • Çoklu yol (multipath) etkileri
  • Atmosferik kırınım ve yayılım belirsizlikleri
  • Zaman senkronizasyon hataları
  • Platform manevrasından kaynaklanan ölçüm hataları

Gerçek anlamda yüksek hassasiyetli hedefleme için genellikle şu yöntemlerin birlikte kullanılması gerekir:

  • Çok platformlu TDOA/FDOA ölçümleri
  • INS/GPS destekli hassas konumlama
  • Aktif radar veya elektro-optik doğrulama
  • Ağ merkezli veri füzyonu

Bu nedenle EDPOD’un temel rolü doğrudan mühimmat güdümü sağlamak değil; tehdit tespiti, sınıflandırma, yön tayini ve hedef önceliklendirmesi yaparak durumsal farkındalığı artırmak ve anti-radyasyon mühimmatlarına hedef bilgisi sağlamaktır.

Stratejik Kazanımlar

Açık kaynak değerlendirmeleri, bu tür bir sistemin Türk Hava Kuvvetleri için önemli stratejik kazanımlar sağlayacağını göstermektedir:

  • Elektromanyetik spektrumda bağımsız hareket kabiliyeti
  • LPI radarlar dahil modern tehditlere karşı erken uyarı
  • Ağ merkezli harp altyapısına entegrasyon
  • Yerli anti-radyasyon mühimmatlarıyla etkin SEAD/DEAD kabiliyeti
  • Yazılım tanımlı mimari sayesinde tehdit kütüphanesinin hızlı güncellenmesi

Sonuç

EDPOD yalnızca bir sensör podu değil; sensör, yazılım, veri bağı ve mühimmat entegrasyonunu tek mimari altında birleştiren kritik bir eşik teknolojidir. Türkiye’nin elektromanyetik harp alanında tam spektrumlu yetenek kazanmasına katkı sağlayan bu sistem, platform bağımsız görev sistemlerine geçişin de önemli bir yapı taşı olma potansiyeli taşımaktadır.


Not: Bu yazı açık kaynaklara dayalı teknik değerlendirmeler içermekte olup, güvenlik nedeniyle sınıflandırılmış bilgiler kapsam dışındadır.


Etiketler

keywords: elektronik harp, edpod, electronic warfare pod, türk savunma sanayii, ew systems, radar teknolojileri, lpi radar detection, anti radiation missile, sead dead, network centric warfare, signal intelligence, tubitak iltaren, aselsan, roketsan, akbaba füzesi

Yorumlar